Geçenlerde bizim Leyla ve Şirin ile karşılaştım. Seni sordular. En son gördüğümde iyiydi, dedim. Zoraki bir tebessümle baktılar bana. Nereye gideceklerini sordum, çay içmeye gideceklerini söylediler.
‘’Mecnun ve Ferhat da gelecek, sen de gelir misin?’’ diye sordular. Uzun zaman olmuştu muhabbet etmeyeli; ben de ‘’Tamam!’’ dedim. Hep beraber yürüdük. Sonrasında Leyla’ya sordum:
‘’Mecnun nasıl oldu da sana böyle aşık oldu, çöllere düştü?’’
‘’Peki ya sen Şirin? Ferhat nasıl oldu da dağları deldi senin için?’’
İkisi ansızın güldü.
‘’Gidelim de kafeye bi’ anlatırız.’’ dediler. Ben de ‘’Tamam!’’ dedim. Kafeye girdik ve yaşlı bir amca karşıladı bizi:
‘’Hoş geldiniz kızlar; bu da mı sevda derdine düştü yoksa?’’ diye sordu bütün sevecenliğiyle, beni göstererek. Birazcık gülüştüler tabii, eh ben anlayamadım sebebini!
Bir müddet sonra içeriye Mecnun ve Ferhat geldi. Oturduk ve çay siparişi verdik. Nasıl olsun, diye sordu bizi karşılayan sevecen adam ve devam etti: ‘’Aşk çayı mı vereyim yoksa normal çay mı?’’
Ferhat ile Mecnun aynı anda ‘’Normal olsun!’’ dediler ve gülüştüler.
Hemen o esnada yan masaya Romeo ve Juliet geldi. Selamlaştık. Seni sordular, ‘’Bildiğiniz gibi…’’ dedim. Sonra Juliet, ‘’Bize de iki aşk çayı getirir misiniz?’’ diye seslendi. Yaşlı amca, ‘’Elbette!’’ dedi.
Merak ettim bu aşk çayını, neydi acep, tadı neye benzerdi, adı gibi aşk salar mıydı gönüllere?
Ben bu soruların içinde bocalayıp duruyor iken, Leyla bir anda bana dönüp, ‘’Senin cevabını merak ettiğin bir sualin vardı ya hani, cevabı bu ‘Aşk  Çayı’ işte! İçirdiğin kişi, beraber geldiği insana deliler gibi aşık oluyor. Ya kendini çöllere ya da dağlara vuruyor ve nihayet sana delice aşık olup geliyor.’’
Duyduklarıma inanamıyordum. Yine dalmışken bu sorulara, çaylar geldi. İçmeye başladık. Bir süre sonra Romeo yüksek sesle ve birden, Juliet’e dönerek:
‘’Baban razı olmazsa sevdamıza, kaçırırım seni!’’ dedi.
Şaşırdım kaldım böyle bir şey karşısında.
Mecnun: ‘’Ooo sevda tarihine yeni bir aşık giriyor!’’ dedi.
Hep beraber gülüştük. Sonra düşündüm yine -en iyi yaptığım şey- :
‘’Belki de aşkımızı kurtaracak olan bir bardak ‘Aşk Çayı’dır. Olur da bir araya gelirsek beraber gidelim mi bir bardak aşk çayı içmeye, gönlümüze serpiştirmeye, yani İstasyoncafe ye?’’